İçeriğe geç →

Rabia’dan itiraf- 1

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Rabia’dan itiraf- 1
İtiraflarım! (1) (Rabia 45 Y., İstanbul)

Merhaba, adım Rabia. 45 yaşında bir bayanım. Eşimi 5 yıl önce kaybettim. 2 oğlum ve 2 kızım var. Büyük oğlumla büyük kızım evlendiler ve benden ayrı oturuyorlar. Küçük oğlum ve kızımla beraber İstanbul’un tutucu semtlerinden birindeki aile apartmanımızda oturuyoruz. Binada bizden başka 2 kayınım ve kayınbabamla kayınvalidem oturuyor. Daha önce ortanca kayınım da oturuyordu ama işi nedeniyle Sakarya’ya taşınınca dairesi boş kalmıştı. 

Ailemiz yapı itibarıyla mutaassıptır. Ailedeki kadın ve kızlarımızın hepsi kapalıdır. Başı açık hiçbir zaman dolaşmayız. Ben de daha küçük yaşlarından itibaren kızlarıma bunu aşıladım. Dul bir kadın olduğumdan bu kuralları kendim için daha katı olarak uyguluyorum. Her zaman ayak bileklerime kadar inen geniş etekler giyerim, başörtüm her zaman başımdadır. Ama öyle sokaklarda görünen başı kapalı, götü açıkların bağladığı gibi değildir. Her zaman omuzlarımı ve göğüslerimi kapatır şekilde örtünürüm. Köylü usulü basma etekler giymeyi sevmem, terziliğim olduğundan eteklerimi kendim dikerim. Sokağa çıkınca da mantomu ya da feracemi mutlaka giyerim. 

Evliliklerimiz hep aile içinden oldu. Rahmetli kocam annemin amcasının oğluydu. Yani hep ailemizin içinde kaldık. Binamızda bizden başka biri oturmamıştı. Dışarıdan gelen birine ev vermemiştik. Ancak bu durum bir zaman sonra değişti ve bu değişiklik hayatımı da değiştirdi… 

Ortanca kayınımın dairesi bizimkiyle yan yana idi. 6 ay kadar boş kaldıktan sonra kayınbabam buraya bir kiracı bulmaya karar verdi. Ama yine tanıdık birinin olmasını istiyordu. O zaman küçük kayınım onunla aynı işyerinde mühendis olarak çalışan ve evlenmek üzere olan, bizim yapımızda Tahir adında bir gencin kiralık ev baktığını söyledi. Kayınbabam bu gençle görüşünce evi kiralamaya karar verdi. 

Evin temizliği, eşyaların ve çeyizin gelmesi aşamalarında zaman zaman Tahir ve nişanlısı Emine’yi görüyordum. Tahir 30 yaşında vardı. Emine ise 20-21 yaşında görünüyordu. Tahir eğitimli ve ağır başlı, görmüş geçirmiş, oturmasını kalkmasını bilen, saygılı birine benziyordu. Emine ise onun yanında daha çocuk ruhlu biriydi. Kızla kolayca anlaştık ve kaynaştık. Onu da kendi kızım gibi sevdim. 

Sonra bir Pazar günü düğünleri oldu. Ben de küçük kızımla beraber düğüne gittim. Tahir damatlığının içinde çok yakışıklıydı. Emine’nin ise kapalı bir gelinliği vardı, o da çok güzel görünüyordu. İkisi de çok mutlu ve heyecanlıydı. Düğün bitmeden biz evimize döndük. Gelin alayı ise saat 21:00 gibi geldi. Kapı deliğinden baktım. Akrabaları falan da gelmişlerdi. Derken 22:00 gibi akrabaları gittiler. Yeni gelin ve damat evlerinde baş başa kalmışlardı. İçimden hınzırca (Artık ne yapacakları belli, Emine bu gece kadın olacak!) diye düşündüm. 

Saat 23:00 gibi çocuklarıma uyuyacağımı söyledim, yatak odama geçtim ve soyunup yatağıma uzandım. Yatak odamın yan tarafındaki odanın Tahir ve Emine’nin yatak odaları olduğunu bilmiyordum. Duvarın öbür tarafından sesler geliyordu. Binamız eski ve duvarları inceydi. Yan dairede biri öksürse içerideki odadan geliyormuş gibi duyulurdu. Daha önce orada oturan kayınım o odayı çocuk odası olarak kullanıyordu. O zamanlar sadece çocukların sesleri gelirdi. Ama şimdi başka sesler geliyordu. Yatağın şiddetle sallanıp zangırdadığını duyabiliyordum. 

Kulağımı duvara dayayınca içeride şiddetli bir sikişmenin yaşandığını anladım. Tahir zavallı Emine’yi fena halde sikiyordu. Emine’den çıkan, “Iğhh, ığhh!” ve “Ahh, yavaşşş, lütfennn, aşkımmm, yavaşşş, ayyy, ahhh!” seslerini rahatça duyabiliyordum. Böyle sesleri duymayalı yıllar olmuştu. İçimde bir kıpırtı hissettim. Ama yaptığımdan çok utandım. Hemen başımı duvardan çektim. Gençler, evlenen herkes ne yapıyorsa onu yapıyordu. Ben de evlendiğimde aynen şimdi Emine nasıl sikiliyorsa rahmetli kocam tarafından öyle sikilmiştim. 

O gece sabaha kadar yatak gıcırtısının sesi kesilmedi. Farklı duygular ve düşünceler aklımda gidip geldi bu sesleri duyarken… Zaman ilerlerken yeni evli çiftimizin yatak odasından her akşam sesler gelmeye devam etti. Ben de sonunda nefsime yenildim ve her akşam başımı duvara dayamaya başladım. Hatta çıkan seslerden Tahir’in Emine’yi nasıl ve hangi pozisyonda siktiğini anlamaya çalışıyordum. İçeriden tok ve şiddetli ‘Şlap şlap şlap!’ sesleri gelince bundan Tahir’in Emine’yi domalttığını; yatak gıcırtıları fazla olunca da Emine’yi altına alarak siktiğini düşünüyordum. 

Biz altlı üstlü sikişirdik çoğunlukla. Kocam üzerime çıkar, bir dakika kadar siker, döllerini amıma boşaltır ve sonra da horlayarak yatardı. Bunun dışında da beni eğer evde kimse yoksa domaltarak sikerdi. Ben uzun sayılabilecek ama hafif toplu bir kadın olduğumdan kocamın yarak darbeleri kalçalarımda şiddetli sesler çıkarırdı. Bunu da başkalarının hele ki çocuklarımızın duymasını istemezdik. Zaten sırayla çocuklarım doğunca kocamla sikiş hayatımız eskisi gibi olmamaya başlamıştı. Ben de kendimi çocuklarıma adamıştım. 

Tahir ve Emine’nin bu şekilde sikişmelerini duydukça ve dinledikçe ben de yatağımın içinde elimle kendimi tatmin eder olmuştum. O güne kadar böyle şeyler yapmazdım, hem utanır hem de günah olduğunu düşünürdüm. Ama bu sesleri duydukça artık dayanamaz hale gelmiştim. Sonuçta ben de bir kadındım ve ihtiyaçlarım vardı. 5 yıldır duldum ve yarak yüzü görmemiştim. Hayatımı çocuklarıma adamış ve kendimi unutmuştum. 

Bazı geceler 17 yaşındaki küçük kızımla beraber yatardım. Ama artık onu yatağıma almıyordum. Kızım, “Anne ben seninle yatmak istiyorum!” dediğinde, “Kocaman kızsın, artık benimle yatma devri geçti!” derdim. O ısrar ederdi ama ben reddederdim. Üzülürdü ama kendimi yatakta tatmin ederken yanımda kızımla yatamazdım sonuçta. 

Elimle amımı okşuyordum, parmaklarımı sokup çıkardıkça vücudumda elektriklenme oluyordu. Memelerim iriydi ve uçlarını okşuyor, sıkıyordum. Bu yaşımda halen amımın sulandığını hissettikçe parmaklarımı daha şiddetle amıma sokup çıkarıyordum. Bu sırada sessizce çocuklarımın duyamayacağı şekilde iniltiler dökülüyordu dudaklarımdan. Ve boşalınca da bu sefer içim bir kötü oluyor, yaptığımdan utanıyor, günah işlediğimi ve rahmetli kocama ihanet ettiğimi düşünüyordum. Boğazım düğümleniyor ve yatakta sessizce ağlıyordum. 

Sabah olup da çocuklarımı işe ve okula gönderdiğimde hemen banyoya koşup yıkanıyor, gusül abdesti alıyordum. Bir daha böyle bir şey yapmayacağıma dair kendi kendime yeminler, tövbeler ediyordum. Ama gece olup da yan daireden sikişme sesleri gelince sabah kendime verdiğim yeminleri, tövbeleri unutuyordum. 

Kayınbabama Tahir’i evden çıkarmasını söylesem, “Neden?” diye soracaktı. Öyle ya, kirasını zamanında ödeyen, saygılı bir çocuktu. Neden çıkaracaktı ki? Bir tarafta ailem, çocuklarım, inançlarım, diğer tarafta kadınlığım, cinselliğim… Bu yaşımda kadın olduğumu hatırlamıştım. Bunu da yan dairemdeki genç çifte (aslında çok utanıyorum söylemeye ama Tahir’e) borçluydum. Kocama ihanet ettiğimi düşündürten sebep de buydu. Yoksa ben kimsenin altına yatmıyordum, ama kendimi tatmin ederken düşündüğüm hep Tahir oluyordu. Büyük oğlumdan sadece 5 yaş büyük biriydi. Bunları düşünebildiğime bile çok pişmandım… 

Sonraki akşamlarda kendimi biraz avutabilmek için bir elimde kocamın resmi, diğeri amımda kendimi tatmin etmeye başladım. Evlilik resimlerimize bakıp amımı, memelerimi okşuyordum. “Aşkım keşke yanımda olsaydın, doyursaydın beni yarağınla, okşasaydın memelerimi!” diye diye kendi kendime sessizce konuşuyordum. Kendimi parmaklamadığım gecelerde bile uykumda ihtilam oluyor, yani rüyalanıp boşalıyordum. Öyle ki, önceden haftada bir veya iki gün banyo yaparken şimdi hemen her gün yıkanıyordum. 

Günlerim bu şekilde geçiyordu. Ailecek bir binada yaşadığımızdan birbirimizin evine rahatça girip çıkabiliyorduk. Kaynanam, eltilerim, çocuklarımız sanki hepimiz aynı dairenin içinde oturuyorduk. Gündüzlerimiz hep beraber geçiyor, akşamları ise herkes evine çekiliyordu. Kalabalık bir binaydı bizimkisi. En büyük kayınımın 6, küçük kayınımın ise 4 çocuğu vardı. Taşınan ortanca kayınımla eltim ise 5 çocukta kalmışlardı. Mutaassıp olsa da cinselliğin oldukça yoğun ama sessiz ve kendi içinde yaşandığı bir binaydı. 

Son senelerde kesilmiş olsa da üst katımda oturan kaynanamla kayınbabamın bile yatak gıcırtılarını senelerce duymuş, dinlemiştim. Ben evin en büyük gelini olduğumdan, kayınlarım ve eltilerim bana karşı saygılı davranıyorlardı. Eltilerime göre daha ciddi ve ağırbaşlı olduğum için kaynanam ve kayınbabam da bana onlara davrandıkları gibi davranmaz ve konuşmazlardı. Kaynanam da benim yanıma daha az uğrardı. 

Emine de bizim gibi ev hanımı olduğundan gündüzleri hep evde olurdu. Sıklıkla birbirimize gidip gelirdik. Kızcağız beni ablasıymışım gibi sever, saygılı davranır ve hizmette kusur etmezdi. Ben de ona bakar, akşam kocasının altında, inleme seslerinin bu kızdan mı geldiğini kendi kendime sorardım. Orta boylu, zayıf ama oldukça güzel bir kızdı Emine. Kapalı olsa da kendini kocasına beğendirmek için makyaj yapan, kılını, tüyünü, kaşlarını aldıran biriydi. Kara, kalın kaşları kalemle çizilmiş gibiydi, gülerken inci gibi beyaz dişleri görünüyordu. Dudaklarında da her zaman az ya da çok ruj olurdu. 

Tahir ise uzun boylu, yapılı ve yakışıklı bir gençti, esmer, erkek güzeli denilen cinstendi. Mühendisti ve küçük kayınımla aynı fabrikada iyi bir konumda çalışıyordu. Ailemizden onun gibi eğitimli biri çıkmadığından (itiraf etmekte zorlansam da) ona karşı platonik ilgim daha da çoğalıyordu. 

Emine’ye baktıkça kendi gençliğim gelirdi aklıma. İlk evlendiğimizde rahmetli kocamla her akşam sikişirdik. Her gün gece olup da birbirimize kavuşacağımız zamanı beklerdik. O zamanın hiç bitmemesini isterdik. Ben de Emine gibi kendimi kocama beğendirmek için süslenir püslenirdim. Her akşam yorgun argın işten gelirdi, onu rahatlatmak için elimden geleni yapardım. Ancak bu mutlu zamanlarımız ve sikiş hayatımız peş peşe gebe kalınca sekteye uğradı. Bu sefer fırsat buldukça sikişmeye başladık. 

Memelerim o zaman da iriydi ama şimdiki gibi uçları aşağı bakmazdı. Kocam memelerimi çok severdi. Onları sürekli eller, emer, öper ve yalardı. Meme uçlarım onun emmeleri ile şişer ve irileşirdi. Memelerimi, boynumu öpme, yalama işlemi bittikten sonra üzerime uzanır, ben de bacaklarımı havaya dikerdim ve kocam bu şekilde beni sikmeye başlardı. Her bir yarak darbesiyle iri memelerim ileri geri sallanır, “Ağhhh, ağhhh, ohhh, ımmmh, ohhh!” sesleri istemsizce ağzımdan çıkardı. “Daha hızlı, daha hızlı, ohhh, devam et, kökle, kökle!” şeklindeki sözlerim kocamı daha da hırslandırır ve beni daha sert sikerdi. Kocam beni böyle sikerken bir domuz gibi homurdanırdı. Zaten bir domuz gibi güçlü ve kuvvetliydi. Ama her zaman tek atımlık barutu olurdu. Kısa bir süre sonra inleyerek boşalırdı. Ve sonra birbirimize sarılıp uyurduk. 

Kocamı çok seviyordum. Aynı zamanda yakın akrabam olduğundan küçük yaştan itibaren onu tanımıştım. Benden 10 yaş büyüktü ve kayınbabam babama, “Doğacak ilk kızını oğluma alacam!” dediğinde benim de kaderim çizilmiş oluyordu. Henüz 17 yaşında idim evlendiğimde. İlk 3 düşükten sonra büyük oğlumu 20 yaşında doğurdum. Sonraki zamanlarda 3 düşük daha yaptım. Yani aslında 10 kez gebe kalmıştım. Dördünde çocuklarım olmuştu… 

Genç çiftimizin yatak odasından sesler daha az sıklıkla gelmeye başladı bir zaman sonra. Artık her akşam sikişmedikleri belliydi. Derken bir süre sonra Emine’nin hamile olduğunu öğrendim. Bu sikişmelerin sonucunda gebe kalmıştı. Bundan sonra Emine’nin doğum yapmasına kadar yan daireden ses gelmeyecek demekti bu. Sesler kesilmişti, Tahir’in Emine’ye dokunmadığı belliydi. Bu durumda artık o da benim gibi kendi kendini tatmin etmeye başlamıştı. Kaderimiz bu konuda ortaktı. Ben kendimi parmaklarken o 31 çekiyordu. Ama doğumdan sonra o yine Emine’yi sikmeye başlayacaktı, benimse yiyecek bir yarağım yoktu. 

Kızımla beraber yatmaya başladım yeniden. Ama artık bazı şeyler değişmişti. Küçük kızım yatarken başını memelerime koysa benim içimde bir şeyler kıpırdanmaya başlıyordu. Kendimden iğrenir hale gelmiştim. Evde yalnız kaldıkça kendimi tatmin ediyordum. Odama geçiyor, eteğimi belime sıyırıp külotumu çıkarıyor, gömleğimin düğmelerini açıyor, amımı parmaklıyor, memelerimi okşayıp sıkıyordum. Yastığıma onu rahmetli kocammış gibi sıkıca sarılıyordum. Bacaklarımı havaya dikip sanki kocamla yine eski zamanlardaki gibi sikişiyormuşuz gibi yatağın üzerinde kendi kendime ileri geri sallanıyordum. Dörtayak üstüne domalıp amımın dudaklarını sıkıyor, kendimi parmaklıyor, inliyor, sayıklıyordum. Bazen de işi ilerletip pazardan aldığım salatalık, kabak veya patlıcan gibi sebzeleri güzelce yıkayıp amıma sokuyordum. Gerçek bir yarakmış gibi amımda ileri geri sokup çıkarıyor, yatakta kendimi doyuruyordum. 

Ama gerçek bir koca ve gerçek bir yarak olmadıkça tüm bunlar saçmaydı. Bir keresinde böyle bir tatmin anında kapım çalındı. Kaynanam ve büyük eltim kapının ziline ardı ardına basıyorlardı. Bana oturmaya ve çay içmeye gelmişlerdi. Kaynanamın kapıda söylendiğini duyuyordum. Oysa o sırada ben yatak odamda çırılçıplak, yatağa uzanmış, elimde koca bir salatalığı amıma sokuyordum. Kapıyı açmam imkansızdı. Korkuya kapıldım. Yataktan fırladım, giyindim. Ben giyinene kadar onlar gitmişti. 

Kaynanam o gün bir sürü laf saydı, “Kusura bakma anne içim geçmiş, yatmışım!” diye yalan söylemek zorunda kaldım. Ama akşam kızım yerde, yatağımın kenarında salatalık bulduğunu söyleyince kıpkırmızı oldum. O telaş ve korkuyla salatalığı atmayı unutmuştum. “Bir ara canım çekmişti yemek için, komodinin üzerine koymuştum ama yere düşmüş demek ki!” diye bir yalan uydurdum. İnanıp inanmadığını bilmiyorum ama ben çok utanmıştım. Bu yaşta, 4 çocuklu bir kadının amına salatalık sokarak kendini becermesini nasıl açıklayabilirdim? 

Emine biraz uçarı ve hoppa bir kızdı, bunda gençliğinin de payı vardı elbette. Bir keresinde gittiği kadın doğum doktorunun kendisine çiftlerin hamilelik süresince de cinsel ilişkiye girmelerinde bir problem olmadığını, aksine bunun çok iyi bir şey olduğunu anlattığını söyledi. Doktorun ayrıca kocası ile nasıl ve hangi pozisyonda ilişkiye gireceğini söylediğini de çekinmeden söyledi bana. Böyle konuşunca utandım ama bir şey demedim. 

“Ben üstte olursam, ya da ayakta durup eğildiğim zaman bir şey olmazmış, ama sen gel bunu Tahir’e anlat, çok korkuyor bebeğe bir şey olur diye. Söylüyorum ama inanmıyor. Artık elini bile sürmüyor bana!” dedi. Sonra da birkaç defa denediklerini (hatta salonda ayakta yaptıklarını) ama her seferinde Tahir’in çekingen davrandığını anlattı. Kocasının başka kadınlara gidebileceğinden endişe ettiğini söyledi. 

“Erkek milleti gebe kadından korkar kızım, ondandır sana yaklaşmaması. Ama Tahir Bey oğlum öyle gidip de gebe karısını boynuzlayacak cinsten bir adam değildir. Sen gönlünü ferah tut!” diyerek nasihat verdim. Ayrıca, “Özelinizle ilgili her şeyi de ulu orta anlatma kimseye!” dedim. Emine koluma vurup, “Rabia abla ben seni yabancı biri gibi görmüyorum ki, ondan anlatıyorum!” dese de “Olsun kızım, annen bile olsa kocanla ilgili böyle şeyleri kimseye söyleme!” diye ilave ettim. 

Ancak o gece Emine’nin söylediklerini düşündüm. Onları salonda hayal ettim yanımda kızım yattığı halde. Tahir onu domaltmış ve arkasına geçmiş sikiyordu. Emine’nin karnı biraz büyümüştü, vücudu aldığı kilolarla şişmiş, memeleri de büyümüştü. Tahir amına kökledikçe kalçaları titriyordu. Emine’nin şişen ama gençliğinden kaynaklı sert ve taş gibi olan memeleri sağa sola oynuyordu durmadan. Sağ elimi yorganın altına sokup amımı geceliğimin üstünden okşamaya başladım. Kızım derin bir uykudaydı. 

Hayalimde Tahir Emine’ye kökledikçe kalçaları kasılıp sertleşiyordu. Güçlü kollarıyla belinden kavramıştı onu. Kenetlenmiş haldeydiler, o nedenle yarağını görmüyordum. Çıplak ve güçlü vücudu tam karşımdaydı, onlar sikişirken ben onları izliyordum. Parmaklarımın hareketleri hızlanmış, dudaklarımı emiyordum. Aldığım zevkle gözlerim açık halde başımı çeviriyordum hafif hafif. Tıpkı kocamla çocuklarımızın duymaması için sessizce sikiştiğimiz gecelerdeki gibiydim. Yatağın gıcırtısına engel olmak için yerde sikişirdik kocamla. Kalın bir yorgan ya da battaniyeyi yere serer ve üzerinde yapardık. 

Tarifsiz bir zevk dalgası tüm vücudumu sararken kasıldım, kasıklarımı sıkıyordum. Sağ elimin parmakları mengeneye sıkışmış gibiydi. Dizlerimden büktüğüm bacaklarımı kendime çekmek istiyor ama kızım uyanır diye korktuğum için yapamıyordum. Kendime geldiğimde geceliğimdeki ıslaklığı fark ettim. Amım yaşadığım yoğun zevkin etkisiyle epeyce sulanmış, külotumu ve geceliğimi ıslatmıştı… 

O gece uyuyamadım. Sabah çocuklarım gittikten sonra kalktım yataktan. Tıpkı bir erkeğin külotuna boşalması gibiydi durumum. Amımın bu kadar ıslanmış olmasına şaşırdım. Hemen banyoya koşup yıkandım. Çıkınca tövbe ettim, ama işe yaramayacağını biliyordum… 

[Rabia]

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kategori: Sex Hikayeleri

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

pendik escort diyarbakır escort bayan rize escort bayan urfa escort bayan yalova escort bayan antep escort bayan hatay escort bayan haymana escort bayan ağrı escort bayan giresun escort bayan batman escort bayan ankara escort bahis siteleri canlı bahis canlı bahis canlı bahis canlı bahis canlı bahis porno izle sakarya escort sakarya escort porno izle eryaman escort kıbrıs escort eskişehir escort fethiye escort gaziemir escort giresun escort gümüşhane escort güngören escort hatay escort iskenderun escort izmir escort sakarya travesti